Un imalatý yapan deðirmenci kesinlikle veresiye vermeyeceðim diye kendi kendine karar alýyor. Yanýnda çalýþan iþçileri de toplayýp benden habersiz kesinlikle veresiye vermeyin diye uyarmýþ. Bizim uyanýk bayan kuaför, beþ torba un alarak çalýþan iþçilere arabaya yükletiyor. Unu arabaya yükledikten sonra, param yok deftere yazýn gelecek ay vereceðim demiþ. �þçiler deðirmenci dayýdan korktuklarý için kesinlikle olmaz deyip, arabanýn önüne geçmiþler. �lk etapta kaçýþ yolu bulamayan uyanýk kuaför eðirmenci dayýnýzý çaðýrýn demiþ. deðirmeci dayýya bir yanda yalvarýyor bir yanda da çarpma senaryosu düþünüyor. Yalvarmayla olmayacaðýný anlayan kuaför kararýnýza saygýlýyým. Benim araba taksitimin günü yakýndý. Taksiti ödedikten sonra aslýnda borcumu ödeyecektim. O zaman yanýma bir iþçinizi verin, unu eve yýkalým birikmiþ taksit paramla unun bedelini ödeyeyim. Taksiti ödemenin de çaresine bakarýz demiþ. Yanýna deðirmenci dayý iþçisini de alarak evine gelmiþ. �þçi un torbalarýný sýrtýna alarak kuaförün istediði yere indiriyor. Unun yerini saðlama alan kuaför, veresiyemiz yokmuþ! haydi koçum, defolup gidiyor musun; yoksa �mdat sapýk var diye baðýrayým mý? Der demez garibaným arkasýna bakmadan deðirmenin yolunu tutuyor.